Liposuction Komplikasyonları

Vücut şekillendirme için yapılan liposuction doğru şekilde yapılmaz, yüzeysel yapılır ve detaylara yeterince dikkat edilmezse komplikasyon olasılığı yüksektir. Özellikle liposuction sonrası bakım düzgün yapılmadığında komplikasyon olasılığı daha yüksek olacaktır.

Liposuction kontörleri düzeltmek ve vücudu yeniden şekillendirmek amaçlı yapılıyorsa hastaya detaylı olacaklar ve dikkat edilmesi gerekenler anlatılmalıdır. Liposuction operasyonu sırasında ve postoperatif dediğimiz operasyon sonrasında bakım komplikasyonları en aza indirmek için önemli rol oynar. 

Özellikle liposuction sonrası korse giymenin önemini çok iyi anlamak gerekir. Liposuction komplikasyonlarının çoğu klasik liposuction teknikleri kullanıldığında ortaya çıkar. O nedenle vaser teknolojisinden yararlanmak komplikasyonu daha da azaltacaktır. Vaser liposuction aşırı kan kaybını, ödem süresini azaltabilir ve cilt sarkmasını uyarabilir.

Liposuction sonrası en sık görülen komplikasyonlar

Aşağıdaki en sık görülen komplikasyonlar sadece vücut şekillendirme de değil herhangi bir cerrahi yağ aldırma tekniği ile mümkündür.

Kanama

Bazen vücut liposuction sırasında veya sonrasında şiddetli kanama olur. Tümesan tekniği denilen, izotonik sodyum klorür solüsyonu yağ alımı öncesi bölgeye verilir. Tümesan kullanımı tam vazokonstriksiyona yol açar, istenen alandan yağın alınmasını neredeyse kansız bir şekilde gerçekleşmesini sağlar.

Yoğun ve kansız uygulama VASER liposuction’ın özelliği olmasına rağmen, sırt, üst karın bölgesi veya erkek memesi bölgelerinde daha kanlı bir aspirasyon meydana gelebilir. 

Potansiyel olarak kanamaya yatkın hastalar liposuction yapılmamalı yada kan değerleri  düzeltildikten sonra operasyon edilmelidir. Ameliyat öncesi tetkiklerinde trombositler, karaciğer fonksiyon testleri, protrombotik süre ve aktive Parsiyel tromboplastin zamanı dahil olmak üzere en azından tam kan sayımını mutlaka içermelidir. Herhangi bir sorun saptandığı durumlarda analiz tekrarlanmalı ve hasta dah ileri tetkikler için hematoloji uzmanına yönlendirilmelidir.

Ailede kanamaya yatkınlık varsa, nedeni için de ayrıntılı bir çalışmaya ihtiyaç vardır. 

Hastalar ameliyattan 2 hafta kan sulanmasına neden olacak ve kanamayı artıracak herhangi bir ilaç, vitamin, bitkisel ilaç veya antiplatelet etkisi olan takviye almamalıdır. Kanamayı artıran en bilinen ilaç ve takviyeler asetilsalisilik asit (Aspirin), nonsteroid antienflamatuar ilaçlar, E vitamini, ginseng, zencefil, ginkgo biloba yaprağı ekstresi (Ginkgo biloba) ve sarımsaktır. Eğer düzenli kullanılan bir takviye veya ilaç varsa doktora mutlaka bildirilmelidir.

Ameliyat sırasında ve sonrasında kanama nedeni ile oluşan komplikasyonlar, kaybedilen kan miktarına, hastanın durumuna, liposuction yapılan bölgeye, kullanılan dren ve gevşek korse giyimine bağlıdır. Açık veya kapalı drenler, bölgede biriken kanı uzaklaştırarak hematom denilen vücut içi kan birikiminin oluşma olasılığını azaltmayı sağlar. Vücut sıvı dengesini sağlamak ve küçük damarlar üzerindeki baskıyı azaltmak için ameliyattan hemen sonra korse kullanımı gereklidir ve önemlidir..

Morarma kanamanın deri altına sızması ile oluşur ve sık görülen bir komplikasyondur. Özellikle bazı bölgeler morarmaya daha yatkındır ve hasta için bir risk teşkil etmez. Zamanla renk değiştirerek geçer. Bu süreci Arnica’nın* oral veya yüzeysel kullanımı iyileşme sürecini hızlandırabilir.

Küçük bir hematom varlığında müdahale edilmeden çözülebilir. Ancak büyük bir hematom varsa hematom yumuşadığında aspire edilebilir. Eğer büyük hematom tedavi edilmeden bırakılırsa enfekte olarak farklı sorunlara neden olabilir. Bu nedenle takip edilmesi ve müdahale edilmesi gerekir. 

Enfeksiyon

Liposuction ve vücut şekillendirme sonrası enfeksiyon oldukça nadir görülür. Steril ameliyathane ortamında yapılması ve kullanılan malzemelerin kişiye özel olması enfeksiyon olasılığının düşük olmasını sağlar. Tümesan denilen liposuction öncesi bölgeye verilen sıvı bileşenleri [lidokain, epinefrin (adrenalin) ve sodyum bikarbonat (sodyum bikarbonat) ayrıca bakteri ve mantarlar üzerinde antimikrobiyal etkiye sahiptir.

Buna rağmen yinede ciddi enfeksiyonlar oluşabilir. Özellikle bağışıklığı baskılanmış hastalar yüksek enfeksiyon riski altındadır ve liposuction sonrası dönemde izole edilerek yakından izlenmelidir.

Diabetes mellitus veya HIV enfeksiyonunu ameliyat öncesi belirlemek önemlidir ve bunun için yapılan testler arasında açlık kan şekeri, HIV I ve II ve hepatit C testleri yer alır. Glukokortikoid kullanan hastaların liposuction yapılmasına izin verilmez, çünkü iyileşmeyi geciktirir ve enfeksiyon riskini arttırır. Sigara içenler de iyileşme bozulduğu ve sonrasında komplikasyonlara neden olduğu için doktor tavsiyelerine kulak vermeli, ameliyattan 1 ay önce ve ameliyattan 1 ay sonra sigara içmemelidir.

Sefalosporinler gibi profilaktik antibiyotiklere ameliyattan önce, ameliyat sırasında ve sonrasında 5 gün devam edilmelidir. Genellikle ameliyat sırasında intravenöz antibiyotikleri tercih edilir sonrasında oral formu ile devam edilir.

Vücut şekillendirme için açılan kesilerde ve çevresinde yüzeysel iltihap, kızarıklık, lokalize ısı artışı ve hassasiyet ile enfeksiyon kendini gösterir. Enfeksiyona etken organizmalar genellikle stafilokok veya streptokoktur. Sebebin hangi mikro organizma olduğunu ve antibiyotiklere duyarlılığını belirlemek için bölgeden kültür alınarak laboratuvara gönderilmelidir.

Liposuction dan haftalar hatta aylar sonra ortaya çıkan şişlik, kızarıklık ve akıntı genellikle görülmez ancak olursa, atipik bir mikobakteriyel enfeksiyon şüphesini artırmalıdır. Bu durumda enfeksiyon boşaltılması veya çıkarılması ve uzun süreli antibiyotik tedavisi gerektirebilir.

Nekrotizan fasit yüzeysel gelişen hayatı tehdit eden bir streptokok enfeksiyonudur (A grubu streptokoklar neden olur ve deri altı damarlarının tıkanmasına ve kangren gelişimine yol açabilen karışık bir bakteriyel enfeksiyondur. Acil antibiyotikler, nekrotik dokunun temizlenmesi ve hiperbarik oksijen tedavisi gereklidir.

Nekroz

Deri altı damarlar hasar görürse, özellikle yüzeysel yapılan liposuction sonrası doku ve cilt nekrozu denilen cildin veya dokunun bozulan damarlanma neden ile beslenememesi durumunda gelişebilir. Eğer hasta sigara içiyorsa veya liposuction sırasında sivri uçlu bir kanül kullanılırsa mümkündür.

Vaser liposuction kullanımı damar ve sinirlere zarar vermemesi açısından önemlidir ancak yetkin ellerde kullanılmadığında oluşan ısı yanıklar oluşabilir. Bu da nekroza sebep olmaktadır. 

Ameliyat sonrası kompresyon köpükleri ve korse cildin ve yüzeysel dokuların aşırı sıkışmasını önlemek için hastaya uygun bedende ve şekilde seçilmelidir.

Seroma

Seroma, liposuction sonrası mekanik cerrahi travma, yanık veya sürtünme sonucu deri altı dokularda anormal sıvı birikmesidir. Bu genellikle açık renklidir. 

Seromalar, obez hastalarda veya fazla yağlanma olan bölgelerde yağ alınan alanlarda daha sık görülür. Liposuction yapılan hastalar genellikle fazla kilolu olmadığı için vücut şekillendirme liposuctşonı sonrası büyük seromalar nadirdir. Seroma tanısı klinik muayene veya ultrason ile konur.

Erken seromalar, boşaltılarak ardından korse ile kompresyon sağlanarak oluşumu azaltılır yada engellenir.  Tam boşalma olana kadar birkaç günde bir drenaj gerekebilir. 1 aydan uzun süredir devam eden kronik seromada, bölge açılarak temizlenir.

Emboli

Emboli kandaki hücrelerin birbirine yapışarak bir tıkaç oluşturması ve bu tıkacın büyüklüğüne göre akciğer beyin kalp gibi hayati organların kanlanmasını, böylece beslenmesini bozacak damarları tıkamasıdır. 

Muayene sırasında ve sonrasında istenen test sonuçları incelenirken pulmoner emboli için risk faktörleri değerlendirilmelidir. Emboli riski en çok  40 yaş üstü, obez, tromboembolizm öyküsü, kanser, sigara ve östrojen tedavisi alan kişilerde görülür. 

Uzun operasyon süresi  ve operasyon sonrası geç hareket etme ve ayağa kalkma emboli  riskini artırır. Uzun süreli cerrahi müdahalelerde koruyucu olarak verilen kan sulandırıcılar pulmoner emboli riskini azaltır.

Hasta ameliyattan sonra mümkün olan en kısa sürede ayağa kalkıp hareket etmeye başlamalı ve su kaybı önlenerek sıvı takviyesi yapılmalıdır.

Liposuction dan kaynaklanan tromboemboli riskini azaltmak için 1 ay öncesinden  östrojen alımının veya östrojen içeren doğum kontrol ilaçlarının  kesilmesi yer alır. Eğer gerekli ise hastanın operasyon sonrası baskılı çorap giymesi sağlanmalıdır. 

Derin Ven trombozu, bacakta şişme ve ağrı ile kendini gösterebilir. Derin Ven trombozunu tespit etmek ve tanı koymak için ultrason taraması yapılmalıdır.

Akciğer embolisi belirtileri arasında taşikardi, nefes darlığı, hızlı nefes alma ve göğüs ağrısı bulunur. Bir emboli şüphesi varsa, teşhis edilmesi için gerekli tetkiklerin yapılması ve kesin bir teşhis sonlanması beklemeden önce bile tedavi başlanmasıdır.

Pulmoner Ödem

Ameliyat öncesi muayene, önceden kalp hastalığı olan hastaların belirlenmesine sağlar. Bu hastalara liposuction yapılmadan önce bir kardiyolog tarafından alp fonksiyonunu değerlendirmek için elektrokardiyografi, göğüs röntgeni ve ekokardiyografi gereklidir. Liposuction sırasında çok miktarda sıvı enjekte edildiğinden, kalp yetmezliği olan hastalara liposuction yapılmasına izin verilmemelidir.

Sağlıklı hastalarda bile, bazen deri altına büyük hacimlerde sıvı enjekte edilmesi aşırı yüklenme nedeni ile pulmoner ödeme yol açabilir. Liposuction ile fazla miktarda yağ alındığında büyük hacim sıvı verildiğinden  su dengesi dikkatli bir şekilde kontrol edilmelidir.

Lidokain Zehirlenmesi

Lidokain, 55 mg/kg’a kadar dozlarda liposuction için  güvenle uygulanabilir.

45 mg/kg’a dan fazla lidokain yapılması lidokain zehirlenmesine neden olabilir. Zehirlenme, lidokain emildiğinde ortaya çıkar ve perioral karıncalanma, dilde uyuşma, baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma olarak kendini gösterir. Kana geçip kanda artan lidokain içeriği ile kalp zehirlenmesi mümkündür.

Lidokain ile zehirlenme tedavisi basittir. İlacın yağdan çok yavaş emildiğini hatırlamak önemlidir, uygulamadan sadece 12-18 saat sonra zehirlenme gerçekleşebilir. Sitokrom P450-3A4 fermantasyonu ile metabolize edilen ilaçlar lidokain ile yarışır ve zehirlenmeyi artırma potansiyeline sahiptir. Bu ilaçların kullanımları operasyondan en az 2 hafta önce bırakılmalıdır.

%0.05-0.1 lidokain dozu çoğu alan için güvenli ve etkilidir. Lokal anestezi altında liposuction için, tam anestezi sağlamak için yüzeysel dokularda genellikle %0,1’lik bir lidokain (her 1 litre izotonik sodyum klorür çözeltisinde 1000 mg lidokain) gerekir.

Ameliyat genel anestezi altında yapılırsa lidokain dozu %25 hatta daha azına düşürülür. Hastalara genel anestezi altında verilen lidokain, ameliyat sonrası ağrıların oluşumunu engeller.

Lidokain ile zehirlenmeye ek olarak, lidokain  alerjisi nedeni ile anafilaktik şok mümkündür. Lokal anesteziye daha önce herhangi bir reaksiyon oluşumu, ameliyattan önce bilinmesi ve belirlenmesi önemlidir.. Alerjik reaksiyonların tedavisi hemen oksijenasyon, dolaşım desteği, antihistaminikler ve glukokortikoidlerin yapılmasını içerir.

Perforasyon

Özellikle genel anestezi altında liposuction yapılırsa, geniş bölgelerde prob veya kanülün karın duvarından penetrasyonu denilen delinmesi meydana gelebilir.

Bağırsak delinmesi karın içi enfeksiyonlara neden olur.  Normalde bağırsak bölgesine girilmez ancak bir doğum kusuru nedeni ile karın duvarında bir boşluk veya fıtık varlığı nedeni ile oluşabilir.  

Fıtık olduğuna dair herhangi bir şüphe varsa veya önceki ameliyattan kalma yara izi bölgesinde kaynaşmış veya çökük görünüyorsa, ameliyattan önce karın ön duvarının ultrasonu yapılmalıdır. Bu gibi durumlarda periton denilen karın zarı cilde yapışabilir.  Ameliyat sırasında, cilt altında liposuction için mekanik hareketler yapılırken, doktor bir eli ile daima probun veya kanülün ucunu hissetmelidir.

Göğüs boşluğunu delmekten kaçınmak için kaburga kenarlarına özel dikkat gösterilmelidir. 

İç organ ve damarların delinmesi karın içi kanamaya neden olan hasarlara yol açabilir. Kasık yakınında bulunan kesiler kullanılarak karın bölgesi yağına müdahale edilirken dikkatli olunmalıdır. 

Yağ Embolisi

Damar sistemi mekanik olarak yaralandığında yağ damlacıklarının dolaşım sistemine girmesine neden olduğunda yağların damar içinde geçerek  damarı tıkaması nedeni ile bir yağ embolisi meydana gelir. Yağ embolisi nedeniyle ölüm nadir olmakla birlikte, liposuction sırasında bir dereceye kadar embolizasyon meydana gelebilir. Özellikle yağ enjeksiyonu da beraber yapıldığında, yağ embolisi olasılığını artırabilir.

Yağ embolisi tıkadığı organı etkileyen bir durumdur. Etkileri buna göre takip edilmelidir. 

Vaser Liposuction Komplikasyonları

Daha önce de belirtildiği gibi, enerji destekli liposuction teknikleri, yağ almanın etkinliğini artırmayı ve doku hasarını azaltmayı amaçlar. Vaser liposuction, kavitasyon yoluyla yağı sıvı haline getirir. Probunun ucundaki titreşim özellikle prob cilt ile temas halindeyse veya dokular arasında sürekli hareket etmiyorsa, ısı artışına neden olabilir.

Bu nedenle vaser liposuctionın en belirgin spesifik komplikasyonları yanıklardır.

Yanıklar aşağıdaki türlere ayrılabilir:

  • Cilt yanıkları
  • Kesi yeri yanıkları
  • Probun hareketsizliği nedeni ile oluşan yanıklar

Liposuction Sonrası Oluşan Komplikasyonlar

Liposuction öncesi muayene ve çizimler, ameliyat sırasındaki teknik ve ameliyat sonrası bakıma kadar ayrıntılara dikkat etmeyi gerektirir. Biraz daha fazla veya yetersiz müdahale, yalnızca optimal olmayan bir sonuca değil, aynı zamanda komplikasyonlara da yol açabilir.

Kontur Düzensizlikleri

Ameliyat öncesi fotoğraflarda düzensizlikler, selülit, yara izleri ve asimetriler belirlenir. Ameliyat sırasında cerraha rehberlik edeceği için ameliyat öncesi çizim doğru olmalıdır. Çizim yanlışsa, yanlış alanda bir çıkıntı, çukur veya oluk oluşacaktır. Sonuç, liposuction yapılan bölgede çukurlaşmaya neden olan bir kusurdur.

Aşırı yağ alımı yüzeysel olarak yapılırsa istenmeyen kontur düzensizlikleri oluşabilir. Öte yandan, yağın dikkatli bir şekilde eritilmeden yapıldığı ve cildin gevşek kaldığı yerlerde düzensizlikler ortaya çıkabilir. Liposuction, yüzey yağını tamamen gidermek ve düzensizlikleri ortadan kaldırmak için tekrar edilebilir.

Vücut hatlarının düzgün olması için, prob ve kanüllerin tedavi edilen bölgelere farklı açılardan ulaşması için birkaç kesi yapılmalıdır. Yüzeysel uygulamada kullanılan kanül küçük (3 mm) olmalıdır, ince biçimlendirme yapılmadan önce yağ kitlesini azaltmak için başlangıçta derin katmanlarda büyük bir kanül kullanılabilir.

Daha büyük düzensizlikler varsa gereken yerlere yağ enjeksiyonu yapılabilir. 

Cilt Azaltma

Kontrollü korse giyimi, vücut şekillendirmede anahtar unsurlardan biri olsa da, kusurlara yol açabilir. Korse düzensiz kullanıldığında ve hasta ameliyat sonrası randevulara uymadığında cildin istenmeyen şekilde sıkılaşması mümkündür.

Anormal fibrozis denilen doku kalınlaşmaları geliştirme olasılığı bazı bölgelerde daha fazla olabilir; bu bölgeler iç uyluk, kolların arkası, koltuk altı ve yan göğüs bölgeleri gibi ince deriye sahip alanları içerir. Deri kıvrımları veya alttaki dokularda oluşan düzensizlikleri önlemek için ameliyat sonrası erken dönemde korsenin düzgün ve kişiye uygun olması ve dış basınç uygulayan giysilerden kaçınılmalıdır.

Asimetri

Ameliyat öncesi hastanın vücudu simetrik ise, liposuction sırasında her iki taraftan eşit hacimlerde yağ alınmasına dikkat edilmelidir. Ameliyat öncesi asimetri belirlenmeli ve hastaya gösterilmelidir.

Yağın düzensiz dağılımı ile ilişkili asimetriler, yağın fazla olduğu bölgeden fazla yağ alınarak veya az yağ bulunan bölgelere yağ enjeksiyonu yapılarak düzeltilebilir. Ayrıca İskeletin yapısındaki sapmalar da asimetriye neden olabilir. Liposuction ve yağ enjeksiyonu ile düzeltilemese de simetri görünümü oluşturulabilir.

Asimetri liposuction sonrasında oluştu ise bu hatayı düzeltmek için ikinci bir işlem yapılmalıdır. 

Fazla yağ alınabilir ve yeniden otolog yağ enjeksiyonları gerekebilir.

Doğal Olmayan Görünüm

Vücut şekillendirme için , insan vücudunun yüzey anatomisini mükemmel bilmeyi gerektirir. İnsan gözü, doğal olmayan veya sahte görünen her şeyi kolayca tespit edebilir. Doğal bir sonuç elde etmek için ton geçişlerini anlamak gerekir. 

Benzer şekilde, kilolu bir hastaya kas görünümü şeklinde vaser hidef yapılırsa çirkin bir görünüm çıkar. Bu nedenle kilolu hastalar vücut şekillendirme için en iyi adaylar değildir. 

Yoğun, uzun süreli ve yüzeysel liposuction, deri altı vasküler yapıya onarılamaz hasara yol açabilir. Bu, cildin mermer desene benzer şekilde benekli görünüme neden olur.

Fibrozis ve Nodül Görünüm

Liposuction sonrası iyileşme sürecinde cilt ve yumuşak dokular da sıkılaşır. Vaser liposuctiondan sonra bir dereceye kadar inflamatuar ve fibrotik reaksiyongörülebilir.. 

Dokuların aşırı veya gereksiz yere vaser enerjisi verilmesinden kaçınmak, travmatik kanüllerin veya yoğun tekniklerin kullanılmaması fibröz doku oluşumunu en aza indirilebilir. Cilt altı fibrozisin düzensizliğe yol açmasını önlemek için korse giymek ve cilde eşit şekilde basınç uygulamak önemlidir. Deri altı nodüller veya kitleler inflamasyon, seroma veya hematomun sonucu olabilir. Nodüller, ultrason kullanılarak belirlenebilir.

Fibrozis genellikle 6 ay içinde yumuşamasına rağmen, ameliyat sonrası lenfatik drenaj, radyofrekans tedavisi ve mekanik masaj dokuları yumuşatmak ve iyileşme sürecini hızlandırmak için faydalı yöntemlerdir.

Hastaya ameliyattan önce iyileşme sürecinde cildin birkaç hafta boyunca daha gergin olacağı söylenmelidir. Tedavi edilen bölgelerde his kaybı oluşabilir. Bu hassas sinir uçlarına mekanik travmanın neden olduğu hasar nedeniyle oluşur.

Eğer belirli bir bölgede şişme varsa, seroma veya hematom teşhisi için iğne biyopsisi yapılabilir. Ultrason muayenesi tanıyı hızlandırır. Bu şişlik nedene göre tedavi edilmelidir.

Çirkin Yara İzleri

Özellikle keloid veya hipertrofik skar oluşumu veya postinflamatuar hiperpigmentasyona yatkın hastalarda vücut şekillendirme için kesilerin yapıldığı bölgelere dikkat edilmelidir.

Genellikle izler kasık ve göbek bölgelerinde, koltuk altlarında, meme bezlerinin altındaki kıvrımlarda ve gluteal aralıkta gizlenir. Koyu tenli bazı hastalar, enfeksiyon oluşursa sonrası hiperpigmentasyon geliştirme eğilimindedir. Kesi yerleri kahverengiye döner ve kaybolmaları birkaç ay hatta bir yıl sürebilir.

Cilt lekeleri ve yara izleri lazer tedavileri ile giderilebilir.  Hastalara ameliyattan sonra 6 hafta boyunca güneş koruyucu kullanmaları ve güneşe maruz kalmamaları tavsiye edilmelidir.

Gevşek Cilt

Herhangi bir liposuction dan sonra, deri altı yağın alınmasına bağlı cilt fazlalığı nedeni ile cilt gevşekliği meydana gelebilir. Bu, alt karın, göbek bölgesi, üst kollar veya dizlerin üzerindeki alan dahil olmak üzere bazı bölgelerde daha sık görülür..

Zayıf cilt tonusu, cilt çatlakları ve büyük miktarda yağ fazlalığı bulunan hastalar, liposuction sonrası cilt gevşekliği açısından yüksek risk altındadır. Karın germe, brakioplasti ve bacak germe gibi alternatif operasyonlar tartışılmalıdır.

Vücut şekillendirme isteyen hastaların beklentileri yüksektir ve gergin veya atletik bir görünüme sahip sıkı bir görünüm beklerler. Liposuction sonrası ciltte gevşeme şeklinde bir sonuç bekleniyorsa, lipo- ve abdominoplasti kombinasyonu yapılmalıdır.

Operasyon sonrası dönemde gevşek derinin tedavisi, radyo frekansı ve kızılötesi ışık yardımıyla veya ayrıca cildin ikincil bir operasyon olarak çıkarılmasını içerir.

Yanıklar

Giriş kesi yeri ve arkasındaki yanıklar, vaser liposuction ile vücut şekillendirme sırasında oluşabilecek olası komplikasyonlardır. Doğru enerjinin yeterli ve dikkatli kullanımı bu komplikasyonu engeller. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.