Sakal ve Bıyık Ekimi

Sakal ve bıyık kaybı erkeklerde genetik olmakla birlikte bazı kişilerde yara veya yanık sonrasında da görülebilir. Sakal ve bıyık kaybı erkeklerin en hassas noktalarından biridir. Hormonal sebeplerden dolayı sakal ve bıyık kaybı yaşayan erkeklerde psikolojik rahatsızlar ve özgüven sorunu ortaya çıkabilir. Sakal ve bıyık ekimi günümüzde yaygın ve pratik bir şekilde yapılabiliyor. FUE saç ekimi yöntemi ile yapılan sakal ve bıyık ekimi sayesinde sağlıklı ve gür kıllara kavuşabilir, erkeksi bir görünüm yakalayabilirsiniz. Sakal ve bıyık çizginiz, ön görüşmelerde belirlenerek en doğal görünüm amaçlanır.Operasyondan sonra iz kalmadığı için çevrenizden kimse ekim yaptırdığınızı anlamayacaktır.

Sakal ve bıyık kaybının nedenleri nelerdir?

Sakalın yoğunluğu ve kıl kalitesini etkileyen birden fazla neden vardır. Ancak bunların en yaygın olanı hormonal sebeplerdir. Kıl kökünü geliştirecek ve sıklaştıracak hormonların azlığı, genellikle genetik yapıdan kaynaklanır. Erkeklik hormonu olan testosteronun, normalin altında olduğu kişilerde sakal eksikliği ya da kaybı ortaya çıkabilmektedir. Kıl köklerinin hiç olmaması veya az olması da genetik yapıdan kaynaklanmakta ise hormonal bir sorun yok demektir.

Bunun haricinde, çeşitli sebeplerle oluşan yara ve yanık izleri kıl köklerine lokal anlamda zarar verdiği için sakal kaybına sebep olabiliyor. Ergenlik sürecinden sonraki 3-4 sene içinde gelişen ve olgunlaşan sakal ve bıyık yapısı önemli bir hormonal değişiklik olmadığı sürece, kendine has yapısını korumaya devam eder. Cilt hastalıkları, Alopecia areata ve Otoimmun gibi hastalıklar da sakal ve bıyık kaybına sebep olabilir.

Burada herkes tarafından bilinen yanlış bir kanı olarak sakalların jilet vuruldukça sertleşeceği inancına da değinmekte yarar var. Saç köklerinin genetik kodlarından kaynaklanan Di Hidro Testesteron (DHI) eksikliği olduğu durumlarda jilet ile tıraş yapılmasının herhangi bir olumlu etkisi olduğu görülmemiştir.

Sakal ve bıyık ekimi kimlere uygundur?

Sakal ve bıyık ekimine başlanmadan önce, kıl kaybının nedeni ve yoğunluğu belirlenir. Kişinin ergenlik dönemini atlatmış olması ön koşul olarak görüldükten sonra 24 yaşına kadar da beklenmesi tavsiye edilmektedir.Hormonal rahatsızlıklar ve metabolik hastalıklar bu süreçte dikkatlice araştırılmalıdır.

Sadece köselik yaşayan kişilerde değil seyrek sakal ya da bıyık yapısı durumlarında da sakal ekimi yapılabilir. Yüzünde kıl köklerinin az olduğu ya da hiç sakalın olmadığı kişilerde de sakal ve bıyık ekimi yapılabilir.

Sakal Ekimi Nasıl Yapılır?

Sakal ve bıyık ekimi,FUEveya günden güne daha az tercih edilen Fut yöntemiyleyapılmaktadır. Sakalın, öncelikle nereye ekileceği belirlenir. Bölgesel dökülmeler ya da seyrek görünüm sebebiyle ekim yapılacak durumlarda ekim bölgesi kişiden kişiye değişiklik gösterecektir. Her ne kadar yüz bölgesindeki diğer sakalların donör bölge olarak kullanılması mümkün olsa dagenellikle ense bölgesinden alınan greftlerle saç ve bıyık ekimi tercih edilir.

Kıl kökünün sakal bölgesinden alındığı ekimlerde, saç kökleri, boyun, elmacık kemiği ve çene altı önemli olmayan kıllardan toplanarak gerekli görülen bölgelerde kıl yoğunluğu elde edilebilir.

Sakalın hiç olmadığı durumlarda hastayla ortak tercihe bağlı olarak 1000 ile 3000 arası kök ekimi sağlıklı görünüme kavuşmak için yeterli olur.

FUE yönteminde öncelikle sakal ekimi için ihtiyaç duyulan saç kökleri, alandan ihtiyaç duyulduğu kadar tek tek toplanır. Daha sonra köklerin nakledileceği alanda nokta halinde kanallar açılır ve toplanan kökler bu alana doğal bir açıyla yerleştirilir

Operasyon lokal anestezi altında yapılır. Ciltte açılan kanallar manuel punch adında özel bir kanal açma yöntemiyle mikro punch olarak adlandırılan 0,6 mm & 0,8 mmlikmedikalaraçlarla açıldığı için ciltte kesikler açılmaz, böylece yüzde dikiş izi kalmaz ve ekim sonrası sakallar ekildiği gibi tek tek çıkarak doğal bir görüntü yakalanır.

Sakal Ekimi Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

Sakal ve bıyık ekimi operasyonu ekilecek kök sayısına göre 4-6 saat arasında sürer. Operasyonda, punch uçlarının yüzde açtığı küçük deliklerden çıkan kanın pıhtılaşması nedeniyle kıl köklerinin bulunduğu bu alanlarda kırmızılık görülür. Bu kızarıklıklar kıl köklerinin daha iyi beslenmesine neden olacaktır. Bu normaldir, bu görünüm bir hafta içinde düzelir. Sakal ve bıyık ekimi operasyonundan sonra hastanın hastanede yatmasına gerek yoktur, ertesi günü günlük yaşantısına geri döner. Saç ekimine benzeyen bir yol olan sakal ve bıyık ekiminden sonra iki hafta içinde ekilen kıl kökleri şok bir dökülme yaşar. Geçici olan bu dökülme sonrasında kişinin genetik yapısına göre kıl kökleri 4-8 ay içinde tamamen çıkacaktır.

Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir