Mükemmel Burun Mümkün

Yüzümüzdeki ifadeyi ve güzelliği vurgulayan en önemli bölge belki de burnumuz… Rinoolasti yani burun ameliyatları her geçen gün gelişiyor ve eni teknikler uygulanmaya başlıyor.

Görselliğin önemli olduğu bir kültürde yaşıyoruz ve güzel olarak tanımlanan bir yüzün en önemli unsurlarından birinin olduğunu söylemek mümkün. Gözleriniz ne güzel, dudaklarınız ne kadar çekici olursa olsun eğer burnunuz yüzünüzün geri kalanı ile uyumlu ve orantılı değilse, bütün diğer unsurları gölgeleyebilir.

Kozmetik amaçlı operasyonlar arasında rinoplasti, yani burun estetiği, ilk uygulanan ameliyatlar arasında. Yüzyıl öncesini düşünün; dönemin modası sayesinde birçok kusuru gizlemek mümkündü. Uzun etekler ve korselerle mükemmel bir siluet yaratmak kolaydı ancak bu kıyafetler bütün dikkati yüze çekiyordu. Ve biraz önce de belirttiğimiz gibi burundaki her hangi bir orantısızlık yüzü gölgelerken bunun tam aksi, yani çekici, ahenkli bir burun yüzdeki diğer kusurları arka plana itiyordu. Bu yüzden de rinoplastinin uygulanan ilk estetik ameliyatlar arasında olması hiç şaşırtıcı değil. Antik Yunandan Rönesansa kadar filozoflar ve sanatçılar güzelliği bazı prensiplerle açıklamaya çalıştılar. Ancak bu normlara rağmen, güzellik halen açıklanamaz, kalıplara sokulamaz bir kavram olmaya devam ediyor. Kişiden kişiye değişen zevkler, kültürel etkiler ve yüzün yapısı yaygın olan güzel burun tanımlamasını gölgede bırakabiliyor. Peki, bir burnu güzel kılan nedir?

Değişen Güzellik Kavramı

Eğer geleneksel estetik cerrahiye kulak verirseniz en basit cevap şu olacak: Güzel bir burun, küçük, düz ve simetrik bir burundur. 1950ler ve 1960larda burun estetiği son derece popüler bir operasyon haline gelmişti. Standart işlem burnu küçültmek ve ucunu yukarı doğru kaldırmaktı. Estetik Cerrah Leyla Arvas, “O dönemde ve hatta uzun yıllar boyunca yaygın olan küçük ve kalkık burunlar artık başarısız bir estetik müdahale olarak nitelendiriliyor” diyor. “Yeni estetik trendleri, kişiye özgü, kişinin yüzündeki diğer unsurları da göz önüne alan bir yaklaşım üstüne kurulu. Bazen asimetrik bir burunun yüze çekicilik verebileceği, karakter katabileceği unutulmamalı. Kusursuz burun dendiğinde herkesin aklına düzgün, kemersiz, minik bir burun gelir.

Ancak kemerli burnuyla son derece çekici görünen bir kadın, bazen minik bir burunla tüm çekiciliğini kaybedebilir. Aynı şekilde, bazen çok baskın, estetik normlarına hiç uymayan burna sahip olan bir erkeğe, bu özelliği son derece karizmatik bir hava verebilir.” Cameron Diazm hafifçe eğri burun kemiği, Meryl Streepin kemerli burnu, Owen Wilsonm ise klasik estetik normları yerle bir eden kocaman burnu ile ne kadar çekici göründüğünü düşündüğünüzde Arvasın ne demek istediğini anlıyorsunuz. Dr.Leyla Arvas sözlerini “Bugün artık birçok çekici burun tipi olduğunu kabul ediyoruz.
Bunların bazıları doğuştan geliyor, bazıları ise cerrahi müdahale ile yaratılıyor. Rinoplasti milimetrelerin bile son derece önemli olduğu bir ameliyat” şeklinde bitiriyor.

DOĞAL ETKİ

Estetik CerrahLeyla Arvas doğallığın önemini anlatıyor.”Fazla oyuk ve fazla kalkık burunlar sadece yapay bir görünüm yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda nefes alma zorluğu gibi fonksiyon bozukluklarına da neden oluyordu. Artık mümkün olduğunca az doku, az kemik almaya çalışıyoruz ama bunu yaparken yüze en yakışan biçimde burnu şekillendiriyoruz. Sonuçlar daha doğal oluyor ve hasta çok daha rahat nefes alıyor.

Estetik anlayış olarak artık amaç çok daha doğal görünen burunlar yaratmak. Herkes daha hoş göründüğünüzü düşünüyor ama burun estetiği yaptırdığınızı kimse anlamıyorsa ameliyat başarılı olmuş demektir. Doğallık her zaman önceliğimiz.”

Diğer Yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir